çok yakında blogspota taşınacağım. haberiniz olsun. ama kendime uygun bir adres bulamadım,lanet olsun. her gün sabahlıyorum artık. gecenin bu vakitlerinde odamın camı açıkken yağmur yağmış hissiyatı doğuyor bende. zaten adaya gittiğimizden beri hava epey soğumuş gibi geliyor. bacaklarım ağrıyor. doktora gitmem lazım. çorap morap bir şeyler giyip önlemimi almam lazım. şimdi kulağımda lise sondayken aldığım çook güzel olan mor küpemin teki var. diğerinin üstüne basmıştım. fikret kızılok'un pişşt barmen şarkısını tüm sevdiklerime ithaf ediyorum. "geçmişime kargayım, bir başkayım bu akşam..." pöh!
Umursamak istemeyip de umursayıverdiğim durumların veya kişilerin sayısıyla umursamak isteyip de umursayamadığım kişilerin veya durumların sayısı arasındaki fark, iki elim arasında sıkıştırmak suretiyle öldürdüğüm sineklerin sayısını öldüremediğim yeşil böceklerin sayısı kadar geçiyordur büyük ihtimalle. Harika bir 5. sınıf matematik problemi hazırladım bana kalırsa.
Yeryüzündeki en büyük sosyal problemin "umursama" eylemi olduğunu düşündüm çoğu zaman ve kendimde bu problemin en göz kamaştırıcı ve akıl alıcı varyasyonlarını gördüm bu vakte kadar.
"Umursama" konusunda her zaman bir yanlışlık gördüm kendimde. Gündüz yaptıklarımı akşam eve gelip yamuk ağzımla düşündüm. Bilmem kaç ay önce yaptıklarıma götümle güldüm. Kim bilir nasıl bir ciddiyetle uğraştığım kimselere bir süre sonra "göt yesinler" kadar orijinal olamasa da yakın güzellikte küfürler edebildim(en azından çoğunun g,ö ve t harflerini içerdiğinden eminim).
Artık yapmayı istemediğim bir şey varsa o da herhangi birini veya herhangi birinin tutumunu/tavrını gece tuvalete gitmek için uyandığımda düşünecek kadar umursamaktır. Başka zamanlar hiç de önemli sayılmaz yani.
Bir kimyacı olarak akademik yaşantım boyunca binlerce formül, tepkime,sembol ve saire ezberlemek durumndayım. Lisedeyken diğer derslerden farklı olarak daha çok kimyada formül ezberletmenin kolay yolları aranır ve ne kadar absürd olacağı düşünülmeden kullanılırdı. En edeplisinden bir tane örnek veriyorum: 1A grubu metallerini öğrenmek için "liseli nazi kimyacısı rabiayı camdan fırlattı". Bunu sanırı Gonca uydurmuştu ve ben de benimsemiştim. Fakat lisedeki kimya dersinde duyduğum bir ideal gaz denklemi olan p.v=n.R.T (paran varsa ne rahat) 'nin bir varyasyonu p.Ma=d.R.T; akılda kalıcı haliyle PARAN MASADAYSA DAHA RAHAT'a güldüğüm kadar hiçbir uydurmaya gülmemişimdir. Bu gülüşümün sebebi kimya hocamızın komik tavrı da olabilir.
Gelecekle ilgili plan yapmak beni çok heyecanlandırıyor. Ama ne zaman plan yapsam ve planımdan ötürü mutlu olsam o plan hiç gerçekleşmiyor.
sevgili okurlarım yukarıda görmüş olduğunuz başlıkla sadece ve sadece bir ironi yakalamaya çalıştım o kadar.yoksa artık şişmeye bir son vermem gerektiğini ya da en azından bu şişkin halime bir son vermem gerektiğini tüm evren biliyor.
bence efkan şeşen'in sesi güzel ama ben hiç de solcu görünmüyorum:p aslında bunu kafama takmadım da solcu zannedilmem beni hem çok şaşırttı hem de çok komik buldum. ama şu anda efkan şeşen dinliyor olmam sizi birazcık düşünceye sevkedebilir.
bugün aldığım tişörtü giydim ve kendimi bambaşka biri gibi hissettim. çünkü ben ne kadar çok beğenmiş olsam da o kadar renkli tişörtlerin insanı değilim. o tarz giyisileri çok kullanıyormuş gibi dursam da aslında hiç giymiyorum. bir de tişört koyun kokuyordu. ayrıca koyun kokusu demişken sizi bir faciadan kurtaracağım şimdi. büfelerde en ucuza satılan, kantinlerin tercihen sattığı "on.." ile başlayan peçeteler de koyun kokuyor. bu kanıyı benimle birkaç kişi daha paylaşıyor, o yüzden doğruyu söylediğime emin olabilirsiniz.
şu an kendimi bir sürü kitap önüme yığılmış gibi ve ben okumak zorundaymışım da tüm gün yan gel keka vaziyetten bir türlü kurtulamıyormuş gibi hissediyorum. ama buna reğmen dondurma yeme isteğimi köreltmek gibi niyet taşımıyorum.
"good bye blue sky" diyor ve alt metin olarak çevreyi temiz tutalım mesajını veriyorum.
şu an hiçbir şey yazmayı amaçlamıyorum. rahatım. ev boşaldı, mis gibi oldu! anladım ki ailemden herhangi biriyle çok fazla birlikte olamıyorum. olduğum zaman da iyice uyuşuklaşıyorum. yalnız kalmayı sevmeyen insan modelini de hiç anlamadım ayrıca. her neyse, bu bir gündüz yazısıdır, uzun olması gerekmez!
(and on the "Edit Profile" page, Paste where you want to show the art)
3. Then come back to deviantART!
<3
acaba yarın okuldan önce spor salonuna gitsem mi? okul iett garajına dönmüş. davutpaşa istanbul'un merkezi haline gelebilir bu otobüsler sayesinde,o derece! insanları özlemişim. sabah bana bağıran adamın gözlerini oymak geldi içimden. hoş olabilirdi oysaydım eğer. bir kimsenin bir kimseye çaktırmadan özenmesini farketmek çok ayıpmış gibi. sanki sadece kendisi bilmeliymiş gibi çünkü. ama birileri farkediyor. dikkatli olmak gerek... dis iz it! anam jimmy eat world çalıyormuş. favori şarkım da devotchka- till end of the time idir. "They’re just words, they ain’t worth nothing
Cloud your head and push your buttons
And watch how they just disappear
When we’re far away from here
And everybody knows where this is heading
Forgive me for forgetting
Our hearts irrevocably combined
Star-crossed souls slow dancing
Retreating and advancing
Across the sky until the end of time
Oh who put all those cares inside your head
You can’t live your life on your deathbed
And it’s been such a lovely day
Let’s not let it end this way
And everybody knows where this is heading
Forgive me for forgetting
Our hearts irrevocably combined
Star-crossed souls slow dancing
Retreating and advancing
Across the sky until the end of time
Like sisters and brothers we lean on each other
Like sweethearts carved on a headstone
Oh why even bother, it’ll be here tomorrow
It’s not worth it sleeping alone
And look at you and me still here together
There is no one knows you better
And we’ve come such a long long way
Let’s put it off for one more day
And everybody knows where this is heading
Forgive me for forgetting
Our hearts irrevocably combined
Star-crossed souls slow dancing
Retreating and advancing
Across the sky until the end of time"